Sevmek Emek İster...
• 25/4/2007 - güzel ya...
• 10/2/2007 - seni anlatmak için...
sakladım bir yığın kederi,zulamda
açmaya cesaret edecek gençlik yok
yaktım,uğruna feda edebileceğim her şeyi
var olmaya mecal bulacak nesne yok
ben seni yüreğimle büyüttüm yıllarca
yaşertecek yağmur bulmaya,mevsim yok
seni anlatmak için ölümü kaleme saldım
yaşarken ölümü kabullenecek beden yok
kirpiklerim neme bulanmış,uykusuzken
seni karanlıkta anlatacak hayal yok
içimin titrediği gölgen altında yaşarken
üşüten yorgunluğu ısıtacak yangın yok
yarım kalıştı bu can,sen yokken
varlığa gölgeyi neden kılacak sevda yok
her nefeste özlem,çığır açarken yürekte
zamana dur diyecek,dilde,cümle yok
ben seni bir ömür sevecek kadar sevdim
bu ömre sığacak başka sevda yok
ölüm ayırsa bile ,toprak kefenimizdir
bizi ayırabilecek topraktan ötesi yok...
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 16/1/2007 - Yolun Sonudur Sevgili
Yolun sonudur sevgili Dönmekten, tekrar sevmekten yoruldu bu yürek ne vazgeçmeyi istedi senden ne sarılmayı istedi boş umutlara her inişin çıkışı olduğu gibi her çıkışında inişi olduğunu anlattı bana bazen göklere uzandı içimdeki ateş.. bazen ayaklarımı yaktı ama olmadı canımı acıtmadan seyredemedim güneşii yıldızlar söndü önce birer birer elimde hiç kuşku kalmamışken sevmeye dair tutamadım bulutları gözlerimde sonra derin bi düşünce sardı kaldırabilecek kadar güçlü değildim belki de olmadı yine.. güneşi her görüşüm gözlerimi yaktı sürdüremedim.. bitmeli dedim bir gün biteceğini bilerek SEVDAyı boş umutlara salmadığımı sanmıştım bu günlere düşündükçe yerleşti önce ellerime ,sonra gözlerime, daha sonra yüreğime... yerimiz burası demeliyiz aldanmalardan uzak dünlerden uzak kalmalıyız bu günlerde hoşgeldin evime ayrılığın evi zorlar önce insanı kapıda kalırsın girmek istemezsin daha sonra içerde bulursun kendini güneş batıp hava karardıktan sonra yağmur yağıp yerler kuruduktan sonra güzel odalar açılır önüne o güzel odalardan birinde mutlu olman dileğimle hosgeldin evime ayrılık kapıda karşılıyor seni kolları açık sarıl ona.gülümse.. SEVDA da ben vardım ayrılıkta da... tek farkımız SEVDA en son , ayrılık ise ilk başta acıtır kalbini...
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 17/12/2006 - Gittin...
Gittin.. Ben, arkandan sadece baktım. Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki... "Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak. Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana. Konuşamadım... Gittin... Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu bacağımı bu kadar acı duymazdım. Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden. Ağlayamadım... Gittin... Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek, Tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı. Anlatamadım... Gittin... Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten? Ürperdin yine biliyorum. Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu. Tutamadım. Gittin... Bir yıkım gibiydi gidişin Sen adım adım uzaklaşırken benden Çöküp kaldı bedenim olduğu yere Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım. Kalkamadım... Gittin... Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum Hazırdım gidişine, Kaçak zamanları yaşıyorduk Zaman bitecek ve sen gidecektin Bense, gidişinin ertesi günü Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım. Başlayamadım... Gittin... Bir şey söyledin mi giderken? "Kal" dememi istedin mi? Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi? "Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi? Beynim öylesine uğulduyorduki. Duyamadım... Gittin... Nereye gittiğin önemli değildi Binlerce kilometre uzakta da olsan, iki metre ötemde de farketmiyordu. Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu. Kurtulmalıydım senden, Bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım. Kurtulamadım... Gittin... Unutulanların arasına katılmalıydım Anıları bir sandığa koyup Hayatı bir yerinden yakalamalıydım. Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim. Yapamadım... Gittin... Bir okyanusun ortasında Tek küreği kaybolmuş sandalda Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi. Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni, Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde, Bil ki; seni Unutamadım...
Mehmet COŞKUNDENİZ
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 11/12/2006 - umutsuzluk limanı..
Umutsuzluk Limanına bir umut gemisi yanıştı bugün...Yolcuları da öyle çoktu ki... Şöyle bir düşündüm ÿÿÿ; meğer umutsuz yaşanmıyormuş... Ya ben?...Ben umudumu darağacına asmamışmıydım?...Hem de yargısız infaz kararıyla...Peki neden?...Onun suçu neydi?... Varolmak hakkı değil miydi?...
Ben de yok etmek istemedim ki...Ama varlığı içimi ısıtmıyordu. Hissedemiyordum onu... Şimdi ona ne kadar ihtiyacım var...Umudunu kaybeden insanın başka kaybedeceği bir şey kalmazmış ya haniÿÿÿ; peki şimdi niye korkuyorum ki... Darağacında sallandırmadım mı umudumu?... Kaybedecek neyim var?...İçim acıyor biliyor musun?...Kaybetmek için önce kazanmak gerekmiyor mu?...
Umut gemisi engin denizlere açılmak için hala bekliyor...Neden yolcuların yüzü gülmüyor? Yoksa onlar da umutlarını azat mı ettiler benim gibi?... Şimdi bu hazırlık niye?...Nerede arayacaklar kaybettikleri umutlarını?...Denizlerde mi?, çöllerde mi?...Yıldızlarda, ayda, güneşte mi?... Ya ben?...Ben nerede arayacağım?...
Umudumu bir martının kanadına bağlasaydım keşke...Engin denizleri aşıp geri döner miydi?... Kimbilir? Umudumu istiyorum...Umudum olur musun?
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
|